26 Aralık 2012 Çarşamba

Mudo İndirimi

Haftasonu annelerimize küçük birer hediye araken Linens'ten sonra Mudo'da indirim olduğunu gördük. Mudo'da dolanırken bu tencereleri görünce hemen aldım 3 tane:)  2'sini annelerime birini kendime :) 

Bu benim kırmızı biber tencerem. Fiyatı 20TL.


Bunlar da diğer çeşitleri:
Kırmızı ve yeşil domates

Yeşil biber ve çilek
Bu da kalp şeklinde olan...



Bunlar da annelerimin hediyeleri ;)
.

25 Aralık 2012 Salı

Linens İndirimi

Haftasonu bir ikea çıkarması yapmayı düşünüyorduk evde yapılacak küçük değişiklikler için. Salona eklemek istediğimiz raflar vardı. Ben de tam bu rafların üzerine dekoratif birşeyler araken Linens mağazasının vitrinindeki aksesuarları görüp kendimizi içerde bulduk. Evimizde dekorasyonu oluştururken aslında hiç biblo türü birşey kullanmamıştım ama bu figürleri görünce almadan duramadım. 

Bu arada Linens'te aksesuarlarda %50 indirim vardı yılbaşı için hediye almayı düşünen varsa bir baksın derim. Çünkü inanılmaz güzel mutfak ürünleri de vardı özellikle vintage temalı olanlara bayıldım.



Evimizin salonun renkleri genel olarak seledon yeşili, pembe ve beyaz ağırlıklı olduğu için bu biblolar çok güzel uydular. Fiyatları da 22.45 TL idi. Fotoğrafta boyutları çok da anlaşılmasa da yüksekliği 35 cm. yani baya büyük figürler.


Bir de bu saatleri mutfağımız için beğendim ama henüz almadım. Fiyatları 23 -26 TL arasında değişiyordu.

Bu saatlerin daha farklı çeşitlerini görmek ya da online satın almak için Linens online'a bakabilirsiniz;)
.

20 Aralık 2012 Perşembe

Yeniyıl Mug'larımız

Migrosta patlamış mısır için olan kaseleri ararken bunları görünce de dayanamadım aldım. Popcorn kaselerinden tam burada bahsetmiştim. Bu yıl her şeyde yılbaşı çoşkusunu hissedelim dedim.


Migrostan tanesini 3.90 TL'ye aldım.


Tantitoniden aldığım bu tabakla da çok uyumlu oldular. Ondan da burada bahsetmiştim.

Tabağımıza kurabiyeler, bardaklarımıza da sıcak çikolatalarımızı koyup ağacımızın ışığında keyif yaptık mı tamamdır:)
.

18 Aralık 2012 Salı

Evde Yılbaşı Çoşkusu Tam Gaz:)

Yılbaşı ağacımızdan bahsetmiştim. Kasım da süslemiştik. Daha sonra ona bu sevimli arkadaşlar da eşlik etti:D


Bu sevimli kardan adamcığı babamcığım almış. Benim yılbaşı süslerini ne kadar sevdiğimi bildiği için:)

Bu noel baba kapı süsünü de anneciğim almıştı:)
.

17 Aralık 2012 Pazartesi

Mikrodalgada 6dk'da Brownie

Blogları okurken Madammoda'nın blogunda gördüm ve bir deneyeyim dedim ama bu kadar çabuk denemeyi beklemiyordum. Akşam yemekten sonra sevgilim şimdi bir tatlı olsa ne güzel olurdu aslında deyince dedim o zaman hemen şu ses hızıyla yarışan tarifi deneyeyim dedim. Aslında nasıl olacak, kabaracak mı ki soruları eşliğinde yaptım. Hatta belki olmaz filan ne kadar az zarar o kadar kardır mantığıyla fındık badem filan eklemedim pişirmeden önce üzerine. Tabi onca malzemeyi koyup bir badem koymayınca ne kadar kar etmiş olurdum tahmin edersiniz:)))


Şimdi bu tarifin kolaylıklarına gelince; hazırlaması maksimum 10dk sürüyor. Pişmesi 6dk sürüyor. Soğuması da birkaç dakika alıyor. Fırından çıkandan çok daha hızlı soğuyor. Bir de fırında pişenden çok daha güzel ve lezzetli oluyor çünkü fırında brownie'nin önce üzeri sonra altı en son da içi pişiyor. Fizik kuralları gereği:) Ama mikrodalgada böyle bir sorun olmuyor. Her tarafı eşit pişiyor ve süngerimsi bir kıvamı oluyor;)


Madammoda'nın tarifinde de dediği gibi ben de yuvarlak 25cm çapındaki borcama koydum karışımı. Gördüğünüz gibi yarısını bile doldurmamış gibi görünüyor. Ben de nasıl olsa mikrodalgada çok kabarmaz heralde dedim ama öyle olmadı kabardı borcamın tamamını doldurdu hatta sosunu dökecek yer zor buldum.
Fotoğrafta tarifi arakladığımın kanıtı da arkada çıkmış:) Şaka bir yana tekrar teşekkür ediyorum Madammoda'ya tarif için.

Mikrodalgadan yeni çıkmış sosunu henüz çekmemiş hali...

Bu da en son hali;

Ben üzerini hindistan cevizyle süsledim. Yanına da dondurma konuldu mu süper oluyor:)


Tarife Gelince;
Malzemeler: 3 yumurta - 1,5 su bardağı şeker - 1 su bardağı süt - 1 su bardağı sıvı yağ - 5 kaşık kakao - 1 paket vanilya - 1 paket kabartma tozu - 1,5 su bardağı un
Üzerine isteğe göre badem, fındık, ceviz (cevizi hiç yazasım yok ağzıma bile sürmediğim için:))

Hazırlanışı: Yumurta ve şeker iyice çırpılıp içine yağ ve süt eklenip çırpmaya devam edilir. Vanilya ve kakao da ilave edilip bu karışımdan 1.5 su bardağı sos olarak bir kenara ayrılır. Sonra un ve kabartma tozu eklenip karıştırılır. Yağlanmış kaba dökülür. Dediğim gibi ben 25cm çapındaki borcama koydum ama biraz daha büyük olanı da olabilir. Üzerine çekilmiş ya da file fındık, badem eklenebilir ya da benim yaptığım gibi hiçbir şey eklemeyip en son üzerine hindistan cevizi ekilebilir. Mikrodalgada 6dk.da pişiyor ama bazı mikrodalgalarda 8dk.da pişebiliyormuş temkinli olmak lazım;) Çıktıktan sonra dilimleyip sosunu üzerine döküyoruz.


Dipnot: Mikrodalga kanserojen özellik filan taşımıyor böyle hurafeleri lütfen inanmayın. Bunu da tamamen bilinçli, bilgili olduğum bir konu olduğu için bilimsel verilere dayanarak söylüyorum. Çok da didaktik bir post olmasın diye uzun uzun anlatmıyorum;)
.

13 Aralık 2012 Perşembe

Yılbaşı Ağacımız

Evimizdeki ilk yılbaşı ağacımızı benim ısrarlarım sonucunda kasım ayında kurmuştuk bile. Biraz daha zorlasam 6 ay önceden de kurardım heralde bu gidişle. Ama tüm suç erkenden yılbaşı çoşkusuna geçen mağazalarda ve avm'lerde. İnsanın evde de o renkli ışıkları seyredesi geliyor işte. 

Tepesine doğru tırmanan coca cola ayıcığını da fark etmişsinizdir heralde:) Geceleri ağacın ışığında oturup film izlemek çok eğlenceli oluyor.
 


Gündüz de yanında oturup kahve içmek çok keyifli oluyor.

Muhtemelen yılbaşından sonra da bir müddet kaldırmamak için direnirim heralde, her zaman dursa ne olur ki:P
.

11 Aralık 2012 Salı

Popcorn Aşkına

Evde olabildiğimiz zamanlarda sürekli film ya da takip ettiğimiz dizileri izlediğimiz için mısır patlatmak da haliyle farz oluyor. Alıyoruz mısırımızı, kolamızı tv battaniyemizin altında filmimizi izliyoruz. Bu keyfi daha da renklendirmek adına Boşnak Kızı'nın blogunda gördüğüm bu popcorn kaselerinden ben de aldım. Onun blogunda migrostan bu kaseleri aldığını okuyunca ben de hemen ertesi gün migrosa giderek iki tane kaptım :)


Bu seramik kaselerin tanesi 6.90 TL'di. Bunlar dışında farklı renkleri de vardı: mavi, sarı, siyah, kahverengi...

Bu sevgilim için;

bu da benim için;
.

10 Aralık 2012 Pazartesi

Buna da Dokunmasaydınız !!!


Sosyal medyada bu konuyu en iyi anlatan tweetlerden biri " Her tarafa cami yapsınlar, helva dağıtırlar artık"dı. Bunu da kendi çıkarlarına karıştırdılar ya sanırım söylenecek her şeyin bittiği nokta. Sadece İstanbulluların değil yolu İstiklalden geçen herkesin bir anısının olduğu dünya üzerinde daha güzel bir profiterol yiyemeyeceğimiz İnci Pastanesi'nin artık olmadığına insanın inanası gelmiyor. Benim çocukluğuma dair anılar var orada onlar da onunla kapatıldı gitti. İnanılmaz üzgünüm :( 

Beyoğlu'nda Markiz gibi yitip gidenler arasına dahil oldu o da. Markiz'in şu an yerine açılan ve haddizce hala adını kullanan ucubenin önünden geçerken her seferinde içim acıyor.


Babamın işyeri taksimdeydi o nedenle akşamları eve gelirken ya Beyoğlu Çikolatası ya da İnci Profiterol getirirdi. Ben sanırım bundan sonrakilere göre daha şanslıymışım, en azından böyle anılar biriktirebildim. 

Haftasonu İstikalal'e gittiğimizde bu haline de tanık olduk. Ankara'da olduğumuz için bir günle, son bir kez daha onu görebilme fırsatını kaçırdık:(



Bugünlerini çok özleyeceğiz :(((
.

6 Aralık 2012 Perşembe

Basın ve Yayında Gelinliğim :)

Gelinliğimin bir dergiye kapak olduğundan düğünden önce bahsetmiştim burada ama hangi dergi olduğundan bahsetmemiştim. Çünkü gelinliğimle ilgili herhangi bir ipucu vermek istemiyordum haliyle o zamanlar. İşte o dergi Bride's dergisiydi. O dergiyi görür görmez hatıra kalması için hemen almıştım. Zaten bu da aldığım ilk ve tek gelin dergisiydi. Kendisi şimdi English Home'dan aldığım gazeteliğin içini süslemekte salonunmuzun bir köşesinde... O gazeteliğin hikayesi de buradaydı.


Benim seçtiğim taçla beraber...



Çekimlerde gelinliğe farklı bir hava katmışlar, bir de üstüne hatun da iyi taşıyamamış canım gelinlik ne hale gelmiş. Halbuki benimle böyle miydi? Tabi şimdi kızcağıza da çok yüklenmemek lazım benim kadar iyi taşıyamadı diye :)))))




Bir de o postta o dönemler reyting alan bir dizide de yer aldığından bahsetmiştim. Aslında bundan benim de haberim yoktu. Gelinliğimi aldığım butikte söylediler "Fatmagül'ün Suçu Ne" dizisi için de bu gelinliğin seçildiğini ama sanırım dizide Fatmagül gelinliği yırtarak giymemiş. İyi ki de giymemiş valla yüreğime su serpildi :))))

Bu da diziden gelinliğin olduğu bir kareymiş:

.

4 Aralık 2012 Salı

Gelin Şemsiyem

Fotoğraf çekimlerinde gördüğünüz aksesuarlardan biri de şemsiyeydi. Ben, şemsiyem de o günün hatırası olarak kalsın diye satın almak istedim. Düğünden birkaç hafta önce yine düştüm eminönü yollarına:)



Aslında önce internette araştırdım ama ya çok beğenmedim ya da herkes kendi tasarlamış gibi gereksiz fiyatlar istiyordu. O nedenle dedim yine bu işe bir el atayım ben en iyisi. Eminönünde birkaç farklı mağazada buldum aslında istediğim gibi beyaz dantelli, fırfırlı gelin şemsiyesini.





.

3 Aralık 2012 Pazartesi

Düğünümüz İçin Tercih Ettiğimiz Müzikler

Nişan için de benzer bir post yapmıştım. Merak edenler buyurun buradan;) Evlenecek olanları kısmen sıkıntıya sokan bir seçim aslında hangi parça olmalı, nerede kullanılmalı vs, vs... 


Biz böyle bir sıkıntı yaşamadık pek çünkü ben zaten aylar aylar öncesinden kafamda belirlemiştim hepsini sevgilim de beğenince düğünde bu parçaları kullandık:

1. Giriş İçin Seçtiğimiz Parça:

Giriş için seçilecek parçanın ben büyüyü bozmamak adına türkçe bir parça olmaması gerektiğini düşünenlerdenim. Bir de parçayı iyi analiz etmek lazım her kulağa güzel gelen melodi, her sevdiğiniz parça giriş parçası olamaz malesef. Parçanın yükselişe geçtiği bölümlerin olması, konukların karşına çıktığınız ilk anda parçanın dikkat çekici bir girişinin olması önemli.

Paul Anka'dan You Are My Destiny'nin 1963 versiyonunu tercih ettik. Çok da iyi ettik:)


Bu parça ile girişimizin nasıl olduğu ile ilgili videoyu bu postta paylaşmıştım zaten.

2. Dans İçin Seçtiğimiz Parça:

Dans için parça seçimini dünyalar tatlısı dans hocamız sevgili Fulya Hanım'la beraber yaptık. Önce dansımıza karar verdik. Sonra bu dansa uyacak parçayı belirledik. Aslında Foxtrot'a uyan herkesin çok iyi bildiği parça sayısı çok olmayınca çabuk bir tercih yaptık:) Bu arada dans seçimimizden burada bahsetmiş ve buradaki videoda da birazını paylaşmıştım aslında.

Frank Sinatra - Fly Me To The Moon


Nişanda da yine bir Frank Sinatra parçası tercih etmiştik :)

3. Pasta İçin Seçtiğimiz Parça:

Her zaman pasta için eğlenceli bir parça olması gerektiğini düşünürüm. Sonuçta pastanın düğünde 22-22:30 gibi geldiğini düşünürsek eğlencenin tam tavan yaptığı bir anda modu düşürmeye hiç gerek yok. Hele pasta kesimi esnasında yemek müziği gibi müzikler seçilen düğünlere hiç tahammülüm yok :)

Semiramis Pekkan - Senden Vazgeçemem



4. Gelin Buketini Atmak İçin Seçtiğim Parça:

Bunun için söylenecek çok fazla bir şey yok sanırım tabi ki eğlenceli olmalıydı :)

Beyonce - Single Ladies


5. Yemek Esnasında Çalınan Parçalar:

Konuklar yemeklerini yemeye başladıkları sırada biz de masaları dolaşarak takı olayını böylece atlatmış olduk. Tabi biz düğünde daha çok eğlenelim diye bu kısmı ne kadar hızlı yapmışsak onca masayı 35dk da bitirmişiz:) Bu süre içinde herkesin tebrik etmesini bekledik, herkesle fotoğraf çektirdik, hediye getirdikleri takıları taktılar :) Sanırım bir rekora imza attık :))) 

Neyse konuyu dağıtmayalım işte bu esnada çalınması için Latin ezgilerden oluşan bir playlist hazırladık DJ'mizle. Böylece herkes bu sırada bile eğlenebildi. Yani en azından ben eğlendim. Zaten bütün düğün boyunca benimsediğim anafikir "ben çok eğlenmeliyim"di. sonra tabi konuklarda eğlense fena olmaz diye düşündüm :P
.