17 Ekim 2012 Çarşamba

İşte GELİN ELDİVENİ'm



Bir azmettim başardım öyküsüdür... :)
.
Blogu takip edenler benim yana yakıla gelin eldiveni aradığımı bilirler. Bakınız: bu post :)

Kesinlikle saten olmayan, bilekte biten, fırfırlı, dantel ya da tül bir eldiven arıyordum. Ama sonra gelinliğimin dantel değil de beyaz iş olmasından dolayı dantel fikrinden de vazgeçtim. Böylece bulmak çok daha zorlaştı aramadığım yer kalmadı. 1-2 kişi özel tasarım yapabileceklerinden bahsettiler fiyatlar 120-200 TL arasında değişiyordu ki bana eldiven için çok gereksiz fiyatlar gibi geldi. Sonunda yine iş başa düştü. İnternet araştırmalarım sonucunda Üzerinde fiyonk ve boncukları olmadan bu eldieveni buldum :)




Sonra da oturdum anneciğimle üzerine beyaz kurdeleden fiyonk ve fiyonkların ortalarına da duvağımda da kullanılan kristal parlak taşlarla işleme yaptık (Burada bahsetmiştim). Böylece hepsi uyumlu oldu. Yine diyeceksiniz ki "bunların aynı taşlar olduğunu kim gördü allah aşkına..." ben de diyeceğim ki "olsun ben biliyorum ya önemli olan o" :)))


Daha önceki postta 1-2 kare fotoğraf çekiminde kullanacağımı söylemiştim, sonra gerçi benim sağım solum belli olmaz diye eklemiştim. Hakikaten belli olmuyormuş. 1-2 kare fotoğraf dışında her fotoğrafta kullandım. Fotoğrafları ekleyince daha iyi anlarsınız:) Düğünde kullanmayı düşünmüyorum demiştim. Düğünün yarısına kadar elimden çıkarmadım:))) Bu videoyu izleyenler de görmüşlerdir elimde zaten eldivenleri...

15 Ekim 2012 Pazartesi

Evimizden Vintage Esintiler


Düğün episode'ları devam edecek ama araya bir mola alayım dedim:) 

Evin dibinde alışveriş merkezi olması, hatta English Home olması ne kadar kötüymüş ya. Yakında English Home hisselerine ortak olacağız bu hızla gidersek. 

Geçen gün yine dolaşırken işte bunları aldım eve döndüm:
.

Çerceye koymak için düğün fotoğraflarımızdan birkaç tanesine eskitilmiş efekti verip çıktılarını aldım ama en son bu pozda karar kıldım.  Bu romantik çerçevede aşkı en iyi anlatan bu oldu sanırım;)


Bunları her gördüğümde sonra alırım deyip bırakıyordum sonunda daha fazla karşı koyamadım. Evimizin genel konsepti ortanca çiçekleri olduğu için çok da güzel uyum sağladı.

Bu pembe ve mor ortanca çiçekleri de Koçtaş'tan 5.25 TL'ye aldım.

Böylece küçücük, minicik de olsa evmizden ilk kareleri paylaşmış oldum:)


11 Ekim 2012 Perşembe

Wedding: Episode 2 - Giriş


Çok fazla fotoğraf ve video olunca bir fotoğraflı bir videolu post yapayım dedim en iyisi. Asıl kurgusal düğün videomuzu sona saklıyorum;)

Düğünde giriş parçası olarak Paul Anka - You Are My Destiny'i seçtik. Aslında benim neredeyse 1 yıl önceden kafamda parçalar netleşmişti hiç sorun yaşamadık bu konuda diğer parçları da başka bir postta uzun uzun paylaşırım. 
.


Bu video düğünde giriş yaptığımız anı içeriyor ki benim en sevdim kısım girişti. Korkmayın bütün düğünü böyle parça parça yayınlamayacağım rahat olun yani:))) Nikah anı videoda yok çünkü o konuda kararsızım. Hani ayağına basınca "Bastımmm Bastımmmm..." diye bağırmasaydım çok karizmatik bir nikahımız var da, ben yine çoşmuşum arada :)))))





10 Ekim 2012 Çarşamba

Wedding: Episode 1 - Kuaför :)


SEASON 2: EPİSODE 1 :)))))

Herkesin en çok merak ettiğini bildiğim düğüne geçelim artık ama tahmin edersiniz ki kına bile bu kadar çok posta bölündü ise düğünü bir postta anlatmam hayatta mümkün değil... O nedenle kuafördeki hazırlıklarla başlayalım hikayemizi anlatmaya.

 Fotoğraf fotoğraf dediniz işte bol bol fotoğraflı postlara buyrun o zaman;)
.
Ben postlarda fotoğrafların orjinal ham hallerini yayınlayacağım. Yani fotoğraflarımız tamamen bizim doğal hallerimiz. Daha sonra photoshoplu hallerini yayınlarım. Ama şimdilik en doğal halleri;)


Kural birrrrrrrr : Kuaföre asla bir orduyla gitmeyinnnnnnn !!!

Biz; annenlerim ve birtanecik arkadaşım Esra'yla gittik sadece, son derece rahat ettim. Tabi sevgilim de her zaman ki yanımdaydı her anımda. Bir de iki fotoğrafçımız vardı o gün bizimle.


Fotoğraf çekimleri için biz moda fotoğrafçısı (Trendsetter Magazine, Size Magazine, Colin's vs. vs...) da olan Oktay Bingöl'le anlaşmıştık. Çok da iyi etmişiz o gün kendisiyle de çok eğlendik. Hatta ailecek hayranıyız desek yeridir. Babam durmadan ne iyi çocukmuş diyip duruyor:)))







Makyajım tam istediğim gibi ayakkabıma ve gelin çiçeğime uygun olarak pembe ve mürdüm tonlarında oldu. Hatice Hanım her zamanki gibi döktürdü diyelim:)



O gün kuaförde tam 4 gelindik ama onların pek böyle detaylı fotoğraf çekimleri yoktu hatta 2'sinin hiç yoktu ve hiçbirinin eşi yanında değildi. Damat adaylarını kınıyoruz kızcağızlara yazık oldu :))))




Gelin başı için küçük bir değişiklik yaparak kahkül de kestik, yakıştı da sanırım;)






Mim Kuaför'den Erdal Bey nişanda da olduğu gibi bana yine güzel bir topuz tasarladı. Klasik düz topuzlardan farklı oldu.



Swarovski taşlı geniş olmayan bir taç seçmiştim. Tacın çok ön planda olmadan duvağın önünde parlamasını istedim.





Duvağıma da gelinliğimde de olduğu gibi kristal parlak taşlarla işleme yapıldı. 


Bu arada biz gelin-damat ikimizin de kuaförü aynı olduğu için fotoğraf çekimleri çok daha rahat oldu bizim açımızdan.

Artık Season 2 de birkaç episode devam eder haliyle bol fotoğraflı olarak;)


9 Ekim 2012 Salı

Kına Gecesi: Episode 3 :)


Kına gecesinin fotoğraflarından sonra bir de kına yakıldığı anın kısa kısa videosunu da kamuoyuna arz edeyim dedim. Aslında biraz da kendim için post yapıyorum diyebiliriz, yıllar sonra baktığımda tüm bu yaşadığım anların bir arada toplanmış bir arşivi olsun istedim. 
.





4 Ekim 2012 Perşembe

Kına Gecesi: Episode 2 :)


Serinin ikinci bölümünde kahramanımızın başına geleneler:
.
Anneciğimin üşenmeden binbir emekle tel kırma yaptığı kırmızı hürrem kıyafetimi giyip, hürrem tacımı da takınca artık yüksek yüksek tepelere geçtik:)



Kızların mumlardan oluşturduğu koridordan geçerek geldik ama onun fotoğrafını bulamadım



Fotoğrafı görüp ağladım sanmayın bu aslında yüzüme damlayan mumu silme anı:) Ağlamadım diye sanırım işkenceyle ağlatmayı denediler:)))


Rujumu da değiştirip pembeden kırmızıya geçmeyi unutmadım o telaşta bile;)


Burada bahsettiğim kına şablonu gerçekten işe yaradı ve elimdeki kına oradaki şeklin aynısıydı. Ama fotoğraflamayı unutmuşum...


Kına güllerinden kızlara dağıttığımız halde ben daha nostaljik olan eldivenleri tercih ettim.




Kına anında çekilen videomuz da episode 3'de artık ;)

3 Ekim 2012 Çarşamba

Kına Gecesi: Episode 1 :)

O gece anladım ki herkes blogu takip ediyor, Begüm Sultan muhabbeti döndü durdu:))) Bir postta hepsini anlatayım dedim olmadı fotoğraf çok olunca uzadı gitti ben de bölmeye karar verdim Season 1 Episode 1 :)))

Otel odasında hazırlık aşaması;



Ve evet bu elbiselerden pembe olanı seçmiştim gördüğünüz üzere :)

Mekanı kendim süslemek istediğimden bahsetmiştim daha önce, ee tabi bu konu da bana yardımlarını esirgemeyen kuzenim Sevtap Ablam, Özge, annelerim, sevgili Funda ve yine her zaman ki gibi sevgilime teşekkür ederim tekrar tekrar:)

Bu postta da bahsettiğim gibi masaları kırmızı balonlarla, kolonları ve diğerler yerleri bu postta bahsettiğim çikolata sepetinin tülüyle süsledik. Hepsi birbiriyle çok uyumlu oldu.






Kına tacımla, bride to be kuşağımla dağıttığım fotoğraflar da bunlar; zaten pek normal bir fotoğrafım yok nasıl dağıttıysam artık :)





Sonra sevgilim geldi pastamızı kesip kadehlerimizi kaldırdık:







Yüksek yüksek tepelere kısmı ve videolar diğer episode'larda ;))))
.