29 Nisan 2012 Pazar

English Home, Ecobella Home, Taç

             Şimdi adettendir dedim evlenecek blog yazarının çeyiz postu yapması, eksik kalmasın o zaman:) Aslında çeyiz kelimesini pek sevmiyorum. Ben yeni evimizin eşyaları diyeyim en iyisi.
           İşyerimin hemen arka sokağında English Home mağazası olduğu için ( Kadıköy'deki English Home'u bilenler bilirler) sürekli beni masrafa soktuğu bir gerçek:) 
       
           Genelde eve getirir getirmez hepsini bir boşluk bulup sokuşturduğumuz:) için fotoğraflarını çekemedim. 
.
  • Hediye olarak gelen (şimdiden hediyeler gelmeye başladı :)) Ecobella Home'dan yatak örtüsü ve pike takımı:  

  • English Home'dan pike, çarşaf ve yastık kılıfı kombinasyonumu kendi zevkime göre yaptım:


Bu fotoğrafta görünen en alttaki desenli, mor pikeyi








 Buradaki  mor puantiyeli (burada pembe gibi durmuş ama) çarşafı










                 

                   Ve lila rengi yastık kılıflarını aldım.













                  Bu da daha önce rengini ve desenini çok beğenerek aldığım yatak örtümüz




      
  • Bunlar da Taç'tan aldığımız nevresim takımlarımız    



Bunlar da en son eklenenler evimize :)



27 Nisan 2012 Cuma

Davetiye İçin İpuçları

             Davetiye seçme aşamasındakilere küçük ipuçları vereyim dedim.
     .    
         Artık nişan davetiyesi ve düğün davetiyesi seçmiş gayet deneyimli ve piyasadaki neredeyse bütün davetiyeleri görmüş biri olarak diyeceğim şunlardır:

  • Asla amannn davetiye alt tarafı zaten kimse önemsemez, çok da önemli değil diye düşünmeyin inanın siz ne kadar özenli bir davetiye seçerseniz o kadar güzel geri dönüşler alıyorsunuz. 
  • Kesinlikle düğün konseptinize ve nikah şekerinize uygun bir davetiye seçin. Hiç olmazsa düğünde kullanacağınız süsleme ya da nikah şekerinizin renklerinden küçük bir obje ya da kurdele kullanın.Yani mutlaka kendinizden bir şey katın.
  • Eğer düğününüz yemekli bir davet ise mutlaka davetiyeye davetlilerin geri dönüş yapabilmesi için bir  telefon numarası ve en son bildirim yapabilecekleri bir tarih (LCV) yazdırın. 
  • Davetiye metnini mümkün olduğunca kısa tutun çok daha şık ve elit bir algı yaratacaktır. ( bir de ne olur kıvanç duyarız, onur duyarız demeyin ya cumhurbaşkanlığı resepsiyonu değil sonuçta:))



Biz davetiyemizde;

Nişanda:  Hayatmızın binbir rengi sarsın istedik günümüzü...

Düğün için de:  Mutluluk paylaşmaksa eğer; bu mutlu günümüzde yanımızda olmanız herşeye değer...

sözlerini kullandık.


  • En son olarak da davetiyenizn zarfının ya da kutusunun içine mekanın bir kroki ya da haritasını ekleyin. Büyükşehirlerde yaşayanlar için bence bir zorunluluk. Nişanda kendi hazırladığımız haritamızı örnek olması için ekleyeyim:


Hadi bakalım herkese kolay gelsin, en güzeli olsun;)

24 Nisan 2012 Salı

Dans Dersimizzzz ;)

                            Nişanda seçtiğimiz parçalardan bahsetmiştim. Şimdi sıra nişanda ilk dansımıza geldi. 
 .          
                     Dansımız için ders almaya, herkese sürpriz yapıp güzel bir koreografi hazırlamaya karar verdik. Başladık düğün dansı dersi veren dans kursu aramaya. Önce Hande Kayacık'ı düşündük ama Beşiktaş'ta olduğu için vazgeçtik. Haftasonları sevgilim Ankara'dan geliyor ve zamanımız değerliydi o koşuşturmaca içinde, bu nedenle Bağdat Caddesi'ndeki dans kurslarını araştırdık. Hoş karşılamaları ve sıcak tavırlarıyla beğendiğimiz ve profesyonel bulduğumuz iki kurs oldu. Biri Cadde Dans Atölyesi, diğeri de Danset Boutique'ti. Ama sonunda Fulya Hanım'ın içten tavırları Danset Boutique'de karar kılmamızı sağladı ve çok da doğru bir karar vermişiz hiç pişman olmadık. 

                    Benim elbisem balık model, ağır bir kumaşı ve kuyruğu olduğu için hareketlerimi kısıtlıyordu; bu yüzden tango ya da valsten vazgeçtik ve Fulya Hanım'ın yönlendirmesiyle rumbaya karar verdik.
             

               Şimdi bu dersler sırasında kaydedilmiş bir videoyu paylaşacağım ama dansımızın son hali bu değildi yanlış anlaşılmasın bu henüz koreografiyi ilk defa bir araya getirdiğimiz zaman çekilmiş, benim bir sürü hatamla dolu:) haliyle adımları saymaktan henüz durağan olan bir dans. Biz çok eğlenmiştik. Sevgili sevgilimin çok çok yüksek müsadeleriyle sizinle de paylaşmak istedim. Ona da sürpriz olacak:))



               Düğün dansı için ders almayı düşününlere kesinlikle tavsiye ederim. Biz toplamda 1'er saatlik 4 ders aldık ve nişanın sonunda herkes 2. kez izlemek istedi.

22 Nisan 2012 Pazar

Nişan Elbisem :)

         Nişandan bahsediyorken elbisemden bahsetmesem olmaz tabi...
        Nişan elbisemi seçerken sanırım hayatımın en hızlı kararını aldım. Normalde alışveriş yaparken onlarca mağaza gezen, en son karar veren ben, nişan için sadece iki yere baktım. Bunlardan biri Pronovias, diğeri de Privenuptia'ydı. Her ikisinin de Bağdat Caddesindeki butiklerine gittim. İstediğim elbise balık model ve dantelliydi; sonunda gönlüme göre buldum, giydiğim anda işte bu dedim. 
.
 İŞTE ELBİSEMMMM:))


           Önce Pronovias randevuma gittim. Orada 6-7 tane elbise denedim ama sadece 4 tanesinin fotoğrafını çekmişim çok da içime sinen bir elbise olmadığı için sanırım çok fazla çekmek istememişim. Zaten yüz ifademden de anlaşılıyor sanırım. Pronovias'ta denediklerim de yüzümde zoraki bir tebessüm varken nişan elbisemi bulduğum da ağzımla kulaklarımın arasındaki mesafe hızla kapanmıştı:))) Privenuptia'da da 5-6 tane elbise denedim ama fotoğrafa izin vermedikleri için sadece satın aldığım elbiseyi çekebildim.

      Çok severek giydim canım elbisemi. Elbisenin arkasında kuyruğu da var ama o bu fotoğrafta görünmemiş, artık o da nişan fotoğraflarını eklediğimde görünür. Elbisemin astarı pembenin çok güzel bir tonuydu, dantelinin rengi de mocha rengiydi. Elbisem sipariş verilip 36 bedeni getirildiğinde 1 provayla beli biraz daraltılarak tam üzerime göre yapıldı. Ben de mutlu mesut elbisemle evime geldim:)


Bunlar da Pronovias denemelerim;





      Tabi ki demo elbiseler 40-42 beden olduğu için üzerime oturmamışlar emanet durmuşlar:, idare ediverin:) 
      
      Elbiseden bahsetmişken ayakkabımın da bulduğum bir fotoğrafını ekleyeyim en son;



21 Nisan 2012 Cumartesi

Nişanda Seçtiğimiz Şarkılar...

        Düğünler birer birer yaklaşırken fikir olması açısından nişanımızda seçtiğimiz parçaları paylaşmak istedim. 
.
      1. Giriş parçamız : En son giriş müziğimize karar verdik. Aslında biraz da sevgilimin tercihi doğrultusunda bu parçada karar kıldık. Herkesin iyi bildiği Notting Hill soundtrack'ı;

Elvis Costello - She

       

         2. İlk dans parçamız : 

Frank & Nancy Sinatra - Something Stupid



       3. Pasta için seçtiğimiz parça :

Nil Karaibrahimgil - Ben Ona Resmen Aşığım


19 Nisan 2012 Perşembe

Nişan Hikayesi / Detaylar

         Evettttttt gelelim sözden sonra nişan detaylarımıza... Düşündüm de nişanın baya detayı varmış en iyisi birkaç postta anlatayım ben bunları:)
          Biz 23 Temmuz 2011'de nişanlandık ama hazırlıklara sözden hemen sonra başlamıştık bile, hatta mekan anlaşmamızı nişandan 8 ay önce yapmıştık bile ( ben fazla bile sabretmişim hatta:)). Deniz kenarında, adalara karşı bir mekan bulduk tam istediğimiz gibi:
.




Nişanda konuklarımıza hatıra olarak saklayacakları nikah şekeri tadında hediyeler verelim dedik. İş başa düştü eminönü, tahtakala, şark han arşınlandı. Bu arada nikah şekeri malzemesi almayı düşünenler için küçük bir ipucu vereyim; eminönünde Kurukahveci Mehmet Efendi'nin bulunduğu sokakta nikah şekeri malzemesi için birçok toptancı var ama oradan almak yerine biraz daha yukarı çıkarak Şark Han ve civarından almak daha karlı çünkü buralarda hem fiyatlar daha da düşecektir hem de pazarlık olanağı daha çok olacaktır;) 

Gelelim her şeyini bizzat yaptığım nişan şekerimize :



Davetiyeler için de lila rengi kurdeleler alıp bağladık ki onlar da konseptten ayrı boynu bükük kalmasınlar:)



Bunlar da nişan tepsimiz, kurabiyelerimiz için sepetimiz ve kadehlerimiz:




       Tepsiyi için swarovski taşlar ve deniz kabukları aldım ve tabi makasımız için de swarovski taşları unutmadım. Kadehlerin taşlarını tek tek yapıştırmak baya uzun sürse de yılmadım:) Bu arada sepet gümüş rengi değildi nalburdan gümüş yaldız soba boyası alarak (evet evet soba boyası:) hem ekonomik hem de kuruyunca asla çıkmıyor bulaşma ihtimali yok ) bir de gümüş simli çiçeklerle süsleyince kurabiyelerimizin sepetimiz de hazır oldu.
  
          Gelelim kurabiyelere... Aslında benim açgözlülüğüm biraz sanırım çünkü yapılabilecek herşeyi yapmak istedim ve nişan kurabiyelerimiz de olsun istedim. Onları da 1 gün önce annelerim, sevgilim ve ben dördümüz oturtuk sırtımız tutulana kadar pes etmeden yaptık. İlk defa denedik bu kurabiyeleri yapmayı, tabi bunu 183 taneyle denemiş olmamız ya çok kendimize güvendiğimizi ya da çok cesur olduğumuzu gösteriyor ama ben hala hangisi olduğuna karar veremedim:)


 


          
           Şanslıyım sanırım bunları yaparken bile saatlerce sıkılmadan bana yardım eden bir sevgilim var. Benim sevgilim çok düşüncelidir demiş miydim:))) Sanırım onu özledim dönsün artık...


16 Nisan 2012 Pazartesi

Bir Söz ve İsteme Hikayesi :)

        Gelinlik, davetiye, nikah şekeri ve daha bir sürü detayıyla uğraştığımız düğümüz yaklaşırken ben size bu sürecin en başından başlayayım dedim hazırlıkları anlatmaya...
       .
         Bizim sözümüz (bu kelimeyi de bi garip buluyorum ama) 17 Kasım 2010'da oldu. İlişkimiz başladıktan 9 ay sonra artık sözlüydük:) Normalinde heyecanlı bir insan olan ben nedense o gece hiç heyecanlanmadım. Hatta kahveleri ikram ederken aman dikkat et heyecanlanma diyen herkes benden daha heyecanlıydı:) Bu arada kahveleri de ben yapmadım tabi ki kuzenime yaptırdım :))) O gece ikram etmek için sevgilim, ben ve benim bitanecik en yakın arkadaşım 4-5 çeşit kanepe hazırladık ama fotoğraflarını çekmeyi unutmuşuz. Evet evet sevgilim de o gün gündüz gelerek bizzat yardım etti bana, çok düşüncelidir sevgilim benim:)

            
 İsteme olayına geçildiğinde annemle babam, eniştem ailenin en büyüğü olduğu için ona soralım önce dediler işte tam bu sırada gecenin bombasını eniştem patlattı. "Ya ben hiç anlamıyorum bu kız nasıl yaptı da bu çocuğu kandırdı;, ben bu kız evde kaldı ya diyodum,verdimmm gitti" diyince herkes kahkalarla gülmeye başladı. Böylece hiç naz yapılmadan gayet hızla verilen ilk insan olarak tarihte yerimi aldım. Eniştemin benden umudu bu kadar kesmiş olduğunu da böylece öğrendim:)


             Benim canım arkadaşım her şeyime yardım etti her zaman ki gibi...



         Sevgilim çikolatamızı Pelit'ten almıştı. Pastamızı da 3 gün önce Divan'dan sipariş vermiştim. Çikolatalı ve bol antep fıstıklı yaklaşık 25 kişilik bir pastaydı.



             Ve biz koskocaman bir aile olduk :)))










En son çiçeğimle ben....



         Fotoğraflara tekrar bakınca acaba yeniden mi istemeye gelseler diye düşünüyorum çok eğlenceliydi. Bu arada tabi ki tuzlu kahve de unutulmadı:)))

Ceviz ve Evlilik mi?

      Valla sanırım bu habere benden daha çok üzülen yoktur:) Hayatta görmeye bile çok fazla tahammül edemediğim sanırım cevizden başka bir yiyecek yoktur. Dolayısıyla yıllardır ağzıma bile sürmedim ama bakın nasıl bir bilimsel! araştırma yapılmış ve nasıl bir sonuç çıkmış...
.

Yüzüncü Yıl ÜniversitesEskRektörü Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen,  ''Ceviz mutlaka her gün en az 30 gram tüketilmeli, ceviz yiyen kişiyle kavga etmez, evinde huzur olur. Uykusu kaçmaz, çocukları yaramaz olmaz. Çünkü cevizde Omega 3 yağı vardır. Bunu vücut yapamaz ve dışarıdan alır. Bu nedenle ceviz mutlaka tüketilmeli. Omega 3 yağı olmazsa erkekler kadınlarıyla kavga ederler. Evimizde huzurumuz bozulur. Bu bilimseldir, yaniAmerikalıların klinik çalışmaları sonucu ortaya çıkmış bir sonuçtur. Bu bizim ziraatçıların çalışması da değil. Ceviz eskilerden kralların yediğbir meyve türüydü aynı zamanda. Dolayısıyla ceviz, mutlak tüketmemiz gereken bir ürün.'' diyor.

Neyse ben yiyemiyorum bari sevgilime yedireyim de en azından dengeleyelim, huzurumuz bozulmazın sonra mazallah:)))

Rembrandt ve Çağdaşları

    Nişanlımla davetiyelerimizi seçip siparişini verdiğimiz gün (davetiyelerimizden başka bir postta uzun uzunnn bahsedeceğim:)) şöyleee bir boğaz havası alalım diyip Emirgana doğru uzandık. Sabancı Müzesi'nin kapısının önünden geçerken sevgilim hadi gel bu sergiyi gezelim dedi ve girdik. İyi ki de demiş ben çok beğendim eserleri hatta ışığın kullanımının kusurluğuyla ilgili şimdiye kadar en çok etkilendiğim eserlerdi.
.


    En beğendim tablolardan bulabildiklerimi ekledim:

                                                                                              -David Leeuw Portresi-


                                                                 
                                                                                                     -Aşk Mektubu-
Eklediğim resimde pek belli olmasa da tablonun orjinalindeki ışığın kusursuz resmedilişi insanı gerçekten çok etkiliyor. Kesinlikle görülmeli...



-Müzik Dersi-
Bu resmin orjinalindeki renklerin canlılığını gördüğümde tabloya resmen yapışıp kalmıştım...



                                                                                    -Herengracht'ta Altın Dönemeç-
Amsterdam Herengracht'taki kanalın inşası resmedilmiş.



                                                          -Leidenli Fırıncı Arent Oostwaard ve Eşi Catharina Keizerswaard-
Bu tablonun hikayesi çok ilginç gelmişti. Resimdekilerin önce fırıncı ve eşi olduğu düşünülse de aslında bu kişiler yeni evli bir çift ve düğünleri vesilesiyle bir tablolarını yaptırmak istiyor ve böyle bir konsept tasarlıyorlar. Bugün düğün hikayesi fotoğrafçılığının o günkü karşılığı heralde:)
Biz de mi düğünden sonra fırıncı konseptli yağlıboya tablomuzu yaptırsak :)))



Kesinlikle gezilip görülesi bir sergi... son gün 10 Haziran !!!

14 Nisan 2012 Cumartesi

Şeftali Kurabiye

       Son zamanlarda çok popüler olan şu şeftali şeklindeki kurabiyelerden ben de deneyeyim, benim ne eksiğim var dedim geçen gün yaptım oldu:) Güzel de oldu sanırım...
        .

      
       Ben beğendim, çok şirin değiller miiiiiiiiiiii :))

Çok Uzaklardaaa... :(

 
       Sevgilim işi için eğitim amaçlı Miami'e gitti bu sabaha karşı. Tamam belki zaten ayrı şehirlerde yaşıyoruz, sadece haftasonları o İstanbul'a geldiği zaman görebiliyorduk birbirimizi, haftaiçi zaten ayrıydık ama yine bu kadar uzakta olmasını istemiyor gönül. Çabuk geçsin zaman hemen dönsün sevdiceğim buraya:) Şimdiden özledim bile...

        1'i gitti kaldı 9 gün :)

13 Nisan 2012 Cuma

Nikah İşlemleri İçin Yol Gösterici Bilgiler...

        Bahsedecek çok şey var ama önce şu sıralar bizim gibi evlilik hazırlıkları yapanlara rehber olması için henüz 1 ay önce yaptığımız nikah işlemlerinin nerelerde nasıl yapıldığından bahsedeceğim.
.

Gerekli Evraklar
  1.  Nüfus kayıt örneği 
  2.  Sağlık raporu 
  3. 6 adet fotoğraf
  4. Nüfus cüzdanın aslı ve fotokopisi



Şimdi bu evraklar çiftin her ikisi için de hazırlanmalı fakat bizim gibi ayrı şehirlerde yaşayan bir çiftseniz ve kimse tam olarak nasıl yapılacağını söylemişse biraz sıkıntılı olabiliyormuş. Şöyle ki ben İstanbul'da yaşıyorum, sevgilim Ankara'da ve bu da yetmiyormuş gibi nikahımızı ikimizin de ikamet etmediği Şişli'de yapmak istiyoruz:)

Nüfus kayıt örneği, oturduğunuz ilçenin nüfus müdürlüğüne gidiyorsunuz (genelde kaymakamlığın içindedir) hiçbir ücret ödemeden birkaç dakika içinde belgenize kavuşuyorsunuz.

Sağlık raporu için, ben İstanbul'da aile hekime gitmeden evimin yakınındaki bir tıp merkezine gittim bir akciğer grafisi çektirdim, kan grubu kartı ve Anti HIV, Anti HBs, HBs Ag, VDRL için kan tahlili yaptırdım. 75tl ödedim ve hepsini yaptırmam ve sonuçlarını almam 30dk sürdü. Daha sonra aile hekimime gidip raporumu aldım. Tüm bu tahlilleri sağlık ocağında ücretsiz yaptırıp grafiyi verem savaşta 10tl'ye çektirebilirsiniz. Ama bikaç gün sürebiliyor.
Nişanlım Ankara'da bu tahlilleri ve akdeniz anemisi (talasemi testini benden istemediler) testini devlet hastanesinde ücretsiz yaptırıp sağlık raporunu Anne çocuk sağlığı merkezinden aldı. Ondan akciğer grafisi istemediler.

Sonra bütün evrakları hazırlayıp her ikimiz de ayrı ayrı oturduğumuz ilçenin nikah dairesinden izin belgesi aldık. Bu aşamadan sonra başvuru için bizzat nikahın kıyılacağı ilçeye gitmeye gerek yok, aileden biri de gitse olabiliyor ama ben soyadımı korumak için dilekçe dolduracağım için kendim gittim. 60tl cüzdan bedeli ödeyip Şişli'ye başvurumuzu yaptım :)



Artık resmi olarak da bir nikah günümüz hatta saatimiz var :))

Merhaba :)

        Blogu açmaya sevgilimin çok şiddetli ısrarları:) sonrası karar verdim. Başlığı ne olsun ne olsun diye düşünürken iki şehir arasında geçecek hayatımızı anlatsın istedim. Bu fikrimi sevgilime söyleyince "aaa Charles Dickens - A Tale of Two Cities'den mi esinlendin dedi" ama o an bu hiç aklımda bile yoktu. Yine de güzel bir tesadüf oldu bence... 


       Charles Dickens; Paris ve Londra arasında geçen çok başka bir hikayeyi anlatırken ben burada İstanbul - Ankara arasında geçen bizim hikayemizden bahsedeceğim. Evliliğe dair hazırlıklar, moda, hobi, vs... kısacası hayata dair ne varsa paylaşmak istiyorum :)

       Herkese merhaba:)